
Hatırlıyor musun o günü? Gökyüzü masmaviydi, tıpkı o mavi kağıda sarılmış papatya buketi gibi. Belki de ondan daha mavi... O an, hayatımın en güzel sürprizlerinden biriydi. Belki basit bir çiçek siparişiydi, belki de sadece bir Trabzon çiçekçinin elinden çıkmış sıradan bir buket. Ama benim için, bambaşkaydı.
O papatya buketi, sanki tüm baharı avuçlarıma getirmişti. Her bir yaprağı, içimdeki umudu yeşertiyordu. O mavi kağıt ise, gökyüzünün sonsuzluğunu ve hayallerimin derinliğini temsil ediyordu. O an düşündüm ki, bazen en küçük detaylar bile hayatımızı ne kadar değiştirebiliyor.
Aslında papatyalar, sadeliğin ve masumiyetin sembolü değil mi? Belki de bu yüzden, o mavi kağıda sarılmış papatya buketi beni bu kadar etkilemişti. Karmaşık duygular içinde kaybolduğum bir anda, bana hayatın basit güzelliklerini hatırlatmıştı. Bir de Trabzonun o eşsiz havasını... Belki de o gün, sadece çiçek siparişi vermekle kalmamış, içimdeki umudu da yeniden sipariş etmiştim.
Bazen düşünüyorum, acaba mavi kağıda papatya buketi fikri kimin aklına gelmişti? Kim o kadar ince düşünerek, böyle anlamlı bir jest yapmayı akıl etmişti? Belki de o Trabzon çiçekçi, sadece işini değil, sanatını yapıyordu. Kim bilir, belki de o çiçek siparişi, sadece bir başlangıçtı. Belki de hayatımın geri kalanında, hep o mavi kağıda sarılmış papatya buketi gibi anılar biriktirecektim.
Henüz ürün görüntülenmemiş.